KARAKEÇİLİLER ALİBAYRAMOĞULLARI

EĞİTİM KÜLTÜR VE SOSYAL DAYANIŞMA DERNEĞİ

KÜLTÜR ARAŞTIRMALARI

  ÖNSÖZ

       ---------: 

Karakeçililer Alibayramoğulları Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneğini 29/Ekim/1993 yılında bu yönde büyük bir ihtiyacın, gereksinimin neticesi olarak ve bu işe ilgi duyan ve kendini bu amaca her yönüyle feda edebilecek akrabaların iştirakiyle kurmuş bulunuyoruz. Bu yönde başta Dr. Fethi ALBAYRAM ve TEAŞ Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığında Baş Müfettiş Abdülkadir ALBAYRAM' ın büyük katkıları olmuştur. Derneğimizin kuruluşunu müteakip ise derneğimizin yaşatılması yönünde birçok arkadaşımızın destek ve yardımlarını görmüşüzdür. Bunlardan bir örnek vermek gerekirse Dr. Abdullah ALBAYRAM ve birçok arkadaşımızı sıralamak mümkün ama şu anda bu arkadaşlarımızı tek tek sıralasak buna sayfalar yetmeyecektir. Bunun için sadede gelmek istiyorum. Derneğimizin ne amaçla kurulduğu ve neler yapmayı amaçladığı, neleri yapabildiği yönünde ilerde bilgiler vermeye çalışacağım. Ama şunu belirtmeden geçemeyeceğim.Bu yönde çok isabetli bir karar vermiş olduğumuz inancındayım ve şu anda bunun haklı gururunu birçok arkadaşımla paylaşarak yaşıyoruz. Bizim temennimiz ve yegane arzumuz bu derneği kuran ve yaşatmaya çalışan arkadaşlarla birlikte hala bugüne kadar böyle bir oluşuma ilgi duymayan,gönül verse dahi egolarının esiri olup, yakınlaşmayan akrabalarımızın da yukarda arz etmeye çalıştığım gururu paylaşmaya ortak olurlar düşüncesindeyim.Bu vesileyle tüm akrabaların, hatta bu derneğe gönül vermiş tüm üyelerimizin daha sıkı, daha ciddi, daha duyarlı ve daha verimli yaklaşımlar içerisinde olmalarını temenni eder geleceğimizin bu temenniler doğrultusunda tecelli etmesini Yüce Tanrı’ dan dilerim.

                                                                                             İ.HalilALBAYRAM                                                                                                               

              KURUCU  BAŞKANI

  

YENİDEN YAPILANMAYA DOĞRU

Asırlar önce Orta Asya Bozkırlarından kalkarak; yüzyıllar boyu, batıya göç eden atalarımızın tek amacı kendilerine ve başlıca geçim kaynağı olan hayvanlarına daha iyi geçim, barınma ve daha iyi beslenme olanağı sağlamaktı. Bu nedenlerle göç süreci devamınca yanlarına hayvanlarını da almayı ihmal etmiyorlardı. Çünkü hayatlarının devam ettirebilmek için beslenmeden giyinmeye hatta korunmaya kadar hayvanlarına ihtiyaçları vardı.  Genellikle göçebe hayatı yaşıyor, çadırlar' da konaklıyor, giyim ve besin kaynağı olarak hayvan ve hayvan ürünlerinden başka tarımdan yararlanıyorlardı. Zaman zaman dayanışma örneği göstererek birlikte hareket ediyor, güçlerine güç topraklarına toprak katarak tam bir dayanışma ve yardımlaşma örneği sergiliyor, güçleniyor, kuvvetleniyorlardı. Zaman zaman da tam bunun tersi oluyor ve birbirlerinden kopuyorlardı. Değil güçlenmek mevcut statülerini  dahi muhafaza edemiyorlardı. 

Uzun yıllar doğudan batıya devam eden bu göçler sonunda birlikteliklerini ve dayanışmalarını devam ettiren aileler gele gele son yerleşim yerleri olan Anadolu'ya geldiler.Burada da aynı süreç devam etti ve çeşitli bölünmelere uğrayarak Anadolu’nun doğusundan batısına; Kuzeyinden güneyine kadar hemen hemen Anadolu'nun her tarafına dağıldılar ve kendilerine yeni yeni yerleşim yerleri seçtiler. Bu son yerleşim yerlerini seçerken yine hayvanlarının durumunu da ön planda tutmuşlardır. Orta Asya'dan başlayarak,son yerleşim yerleri olan Anadolu'ya gelene kadar çok çeşitli yerlerde konaklayarak buraların örf, adet ve geleneklerini de alan atalarımız geldikleri yerlere bu kültürleri de beraberlerinde getirmişlerdir. 

Dünya' da bir benzeri bulunmayan çok zengin tarihimizin çeşitli dönemlerinde görmekteyiz ki; Bölünmeyen, siyasi, ekonomik ve sosyal yönden birlikteliklerini ve dayanışmalarını devam ettiren aileler; Büyümüşler, büyümüşler...(büyük işadamı Sabancı'nın deyimiyle böyümüşleer böyümüşleer...). Derebeyliklerden Krallığa krallıktan İmparatorluğa kadar genişlemişlerdir. Bu birliktelik ve dayanışmasını devam ettiremeyen aileler ise değil büyümek, gelişmek ve zenginleşmek; konakladıkları çadırlarını, geçim kaynağı olan hayvanlarını dahi kaybetmişlerdir. Hayatın bu gerçeklerinden yola çıkarak çok onurlu bir maziye sahip ailemizin, birlikteliğinin ve bütünlüğünün sağlanmasını; siyasi, sosyal ve ekonomik bir güç olarak ortaya çıkmasını, (feodal bir anlayışla değil de demokratik, sosyal ve  ailenin her ferdinin  eşit söz hakkı ve katılımı ile) ailemizin bir güç haline gelmesini amaçlayan böyle bir yapılaşmaya gidilmesi son derece sevindirici ve uzun vadede ailenin tüm bireylerine her yönüyle çok getirisi olacak örnek bir sosyal  dayanışma çalışmasıdır.Böyle bir oluşuma ailemizin her ferdinin kendi gücü oranında katkıda bulunması; bence geleceğimizin en büyük güvencesi; geçmişimize karşı sorunluluğumuzun bir  göstergesi olacağı gibi; atalarımızın da mezarlarında rahat  uyumalarına katkıda bulunacaktır. 

         Maddi,manevi fedakarlık ve özveri gerektiren böyle bir yapılaşmayı ve yeniden örgütlenmeyi üstlenen ve her türlü taktirin üzerinde bir efor sarf ederek yukarıda saydığımız tüm düşünceleri bir çatı altında toplamaya çalışan Karakeçililer Alibayramoğulları Sosyal Dayanışma Derneğinin kurulmasından  bugüne gelmesinde kadar büyük özveride bulunan kurucu Başkan  ve daimi onursal Başkanı İ.Halil ALBAYRAM' ın çabaları her türlü taktirin üzerindedir.Başta Başkan olmak üzere, bu örgütlenmede emeği geçen herkese minnet ve şükranlarımızı sunmak başta ben olmak üzere tüm aile bireylerimizin bir vefa borcudur. Ailemizin tüm bireyleri her şeyin en güzeline ve en iyisine fazlasıyla layıktır.Bu amaçla herkesin üzerine düşen  görevi Alibayramoğlu sorumluluğu ve vakarıyla yerine getireceğinden hiç şüphem yoktur. Saygılarımla.

                                                                                        Dr. Fethi ALBAYRAM

                                                                                         Dernek Kurucu Üyesi

                                                         

1 2 3 4 5 6 7 8 9