KUMRU DAGI

  KONU: Gaziantep Kilis Karayolunun 35.Kilometresinde Kertil Karakolu nami ile maruf Jandarma Karakolunun Dogusunda ve 3 kilometre mesafede Kumru Dagi eteklerinde Balik Suyu denen çayin kiyisinda bir köy vardir. Pancarli Köyü Bu Köyün kurucusu Abdi Aga' (Abdurrahman) nin yasam öyküsü Kumru Dagi efsanesi deyimi daha yerinde olur. Zira Kumru dagi yasanan olaylarin en iyi tanigi durumundadir. Deyim yerinde ise tam olarak bir Anadolu köylüsünün dramatik ve efsanevi yasantisi. Bu arada Türk Filmlerine konu olan birçok yasantiya da tipa tip benzemektedir. Simdi hiç abartmadan ve oldugu gibi yasantisini anlatmaya çalisacagim.

1-Bu Köyde ve bununla beraber Kumruhamurkesen, Yigmatepe (Kemnun) Keçebas ve Yoguntas (Bereke) Köylerinde yasayan Bir boy vardir ki Osmanlinin kurulus yillarina dayanan bir boy. Oguz Türkmenleri Kayi Boyuna mensup Karakeçili asireti. Bu asiretin bir ferdi olan öykümüzün kahramani Abdi Aga babasi Haci Hüseyin aga ile beraber yaklasik 1865 yillarinda Amcasi Muhammed ve amcasinin 5 çocugu Süleyman, Mahli, Hallo, Kadir ve Serif ile Kumruhamurkesen Köyünde oturuyorlar. Muhammed Aganin 5 oglu var, Haci Hüseyin'in 1 oglu ve bir kizi var yeni yetisiyorlar, kizin adi da Fatmali, tek erkek evladi olunca Amcasi çocuklar Süleyman, Mahli ve Kadir kendisinden daha yetiskin,Kadir Hallo ve Serif kendi emsalleri sayilir. Haliyle Zaman zaman aile arasinda çikan anlasmazliklardan rahatsiz olan Haci Hüseyin bu rahatsizliklarin had safhaya vurdugu bir günde, esini ve çocuklarini da yanina alarak Islahiye'nin Çerçili Köyünde oturan Amca çocuklarinin yanina gider. Bir müddet burada kaldiktan sonra abisi Muhammed Aga birkaç adamini göndererek “söyleyin su bizim deli oglana ne gezer garip ellerde” der. Elçi olarak giden adamlar ne kadar minnet etseler Haci Hüseyin bir sart kosar “Ben gidersem Pancarli Höyügünün eteklerine bir ev yaparim, etrafindaki arazileri de bana verirse orada kalirim, zira kendisinin 5 oglu var, benim bir oglum var. Ben Kumruhamurkesen Köyünde kalirsam oglum haliyle deli Abdi olur, Ama Pancarliyi seneltir (kurar) burada kalirsam oglum Abdi Aga olur.” der. Durum abisi Muhammed Aga'ya iletilir. Muhammed Aga “bre gurbet ellerde kalacagina gelsin bildigi gibi yapsin” der.

2-Haci Hüseyin Pancarli Höyügünün eteklerine bir konut ve diger gerekli olan binalarini yaptirarak gelir ve oraya yerlesir. Bu islem ise asagi yukari 1900'lü yillara yakin bir tarihe tekabül eder.Haci Hüseyin'in oglu o zaman 30-35'ne gelmistir. Abdi atilgan, gözü pak, yigit ve basina adam toplayabilen birisi olarak günden güne babasinin arzuladigi gibi Aga unvanina layik bir kahraman olur. Bu siralar babasi ve amcasi vefat etmislerdir. Kendisi etrafina 15-20 kisi tabiri caiz ise yigit toplayarak yörede adil bir yasam sürdürülmesi açisindan bu yönde bir hakimiyet kurma düsüncesindedir. Çok kibar,mantikli düsünen, mümkün oldugu kadar hisim akrabasini ve çevresindeki insanlari incitmeyen,haklarini kollayan bir tutum sergilediginden herkes tarafindan sevilir ve taktir edilir. Bu arada deyim yerinde ise Devletin günden güne otorite zaafiyetine maruz kalmasindan ötürü bunu firsat bilerek bu gücünü kötüye kullanmayip, çevrede adalet dagitmaya,haksizliga maruz kalanlara yardim etmeye, kendi mintikasinda asayisi düzenlemeye yardimci olur.Bu arada kapisi 24 saat konuklara açik olup, adamlarina bizzat konuklarin en iyi sekilde agirlanmalarini tembih eder, bu yönde kusuru olanlara kendi öz çocugu dahi olsa ceza verecegini belirtir. Bunda da muvaffak olmus ve istedigi düzeni saglamistir.

-Bu arada yörede asayisi ve adaleti temin etme yolunda sorumluluk aldiginin bilincinde oldugundan bu konuda çok hassas ve titiz davranir. Bunu da layigi ile yaptigindan dolayi son derece hatiri sayilir bir aga olmustur.Geleni gideni o kadar çoktur ki, Babasi Haci Hüseyin tarafindan yaptirilan odalar yetersiz kalir. Bir gün Halep'te gezerken muhtesem bir konak gözüne ilisir. Kendi kendine “madem ben büyük düsünüyorum ve yörede kendimi

                                                         

1 2 3 4 5